Evet, bir Heredot yayını ile yine beraberiz. Neden? Çünkü aklımdan çıkmıyor bu kahrolası Heredot. Zalımın oğlu.
Dün internet başvurumu yeniledim. Elektrikçi geldi baktı, hatta hiçbir problem yok. "Bunlar sizi başından savmış abla" dedi. Ben öyle denince dellendim tabi. Neredeyse arayacağım bu Heredot'u. Kafa göz, ağız burun, Allah ne verdiyse sayıp söveceğim o derece. Bir de bahane çıktı ya aramak için. Neyse ki hanımefendi kimliğim buna müsaade etmedi.
Bu sabaha randevu vermişlerdi. Heredot "ha geldi ha gelecek" diye giyindim, evde bekledim bütün gün. Meğersem iptale düşmüş abonelik. Sonra bir daha başvuru yaptım. Dedim bu böyle olmaz, gideyim müşteri hizmetlerine dilekçe vereyim.
Üşenmedim gittim müşteri hizmetlerine. Anlattım durumu. Fotoğraflarla da kanıtlı gittim ama. Elim boş dönmek istemiyorum.
O arada da sıkıştırdım araya "Bir de bana, gelsin onlar baksın o zaman! dedi. Ayıp yani.". Telefonunu da verdim. İsmini de söyledim. Oh olsun. Uğraşsın biraz. Yanımda aradı adamcağız ama açmadı bu. Açsın istedim. Sesini duyayım da istedim..
Şimdi yarına var randevu. Hadi bakalııımmm!
Yarın Heredot mu gelecek, yoksa bir başkası mı?
Eğer Heredot gelirse nasıl davranmalıyım?
Ya bu Heredot gibi heykel, sarışın, mavi gözlü, uzun boylu, aslan parçası çocuğu kaçırırsam?
Tamam evet dangozun teki gibi davranıyor olabilir ama belki başka sebepleri vardır?
İyi düşünsek biraz? Zaten ben onun bir ilgisini çekeyim. Yüz vermeyeceğim. Valla bak. Kaçan kovalanır taktiği ile bir güzel yola getiririm.
Lütfen şans benden yana olsun. Lütfen bu Heredot iyi biri çıksın. Lütfen benden hoşlansın. Lütfen, lütfen..
Lütfen elektrik elektronik mühendisi olsun ama boş zamanlarında internet bayisinde çalışsın haha. İsteklere gel.
Ah be Heredot, ya gel, ya da git.
Onun dışında, bugün Arapça dersim vardı. Dün biraz da fotoğraf çekmiştim. Aşağıya salıyorum.
Edischar.




