sevinç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevinç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2019 Cuma

Happy New Year!


Bugün günlerden , 29 Zilhicce 1440.
Hicri yılın son günü. Bu akşamdan itibaren Hicri yeni yıla giriyoruz.

1 Muharrem 1441 i karşılayacağız.

Yeni niyetler, hedefler belirlemek için çok güzel bir gün.
Hadi ama! Bırakalım şu aşk meşk hikayelerini. Heredot'u eski yılda şutlayıp yerine başarılarla dolu, temiz niyetler ve heyecanlarla dolu taze bir yıl dilemenin tam da zamanı!

Dün akşam Amerika'dan çok güzel hediyeler geldi. Denizatı desenli mavi bir defter, güzel bir pilot kalem ve waldorf örgü şişleri..

Defteri daha sonra özel bir konu için saklamayı düşünmüştüm. Lakin yeni yıl ve her gün zaten çok özeldi. Sabah uyanır uyanmaz yeni defterim ve kalemimi kullanıma açtım. Niyetlerimi, hedeflerimi yazdım. Yanında da ılık limonlu suyum bana eşlik etti.

Eski kullandığım defterleri an itibariyle kapatıp bu defterden devam etmeye karar verdim.
Her şey yepyeni ve taze..

Bu yeni yılda daha çok gülmeyi, daha pozitif düşünmeyi, insanları daha çok sevip fedakarlık yapmayı niyet ediyorum.

Kendime sakladığım niyetlerim denizatı desenli defterimde benimle beraber güvende.

Bu yeni yıla, güzel yeni kıyafetler giyerek, sadaka vererek ve mutlu olarak gireceğim. Dostlarla beraber güzel bir yemek ile karşılayacağım. Günümüz ve yeni yılımız şimdiden hayırlı olsun!

Edischar'dan Sevgiler...

27 Ağustos 2019 Salı

Ya Gel Ya da Git


Kafamda deli sorularrr???

Evet, bir Heredot yayını ile yine beraberiz. Neden? Çünkü aklımdan çıkmıyor bu kahrolası Heredot. Zalımın oğlu. 

Dün internet başvurumu yeniledim. Elektrikçi geldi baktı, hatta hiçbir problem yok. "Bunlar sizi başından savmış abla" dedi. Ben öyle denince dellendim tabi. Neredeyse arayacağım bu Heredot'u. Kafa göz, ağız burun, Allah ne verdiyse sayıp söveceğim o derece. Bir de bahane çıktı ya aramak için. Neyse ki hanımefendi kimliğim buna müsaade etmedi.

Bu sabaha randevu vermişlerdi. Heredot "ha geldi ha gelecek" diye giyindim, evde bekledim bütün gün. Meğersem iptale düşmüş abonelik. Sonra bir daha başvuru yaptım. Dedim bu böyle olmaz, gideyim müşteri hizmetlerine dilekçe vereyim.
Üşenmedim gittim müşteri hizmetlerine. Anlattım durumu. Fotoğraflarla da kanıtlı gittim ama. Elim boş dönmek istemiyorum. 
O arada da sıkıştırdım araya "Bir de bana, gelsin onlar baksın o zaman! dedi. Ayıp yani.". Telefonunu da verdim. İsmini de söyledim. Oh olsun. Uğraşsın biraz. Yanımda aradı adamcağız ama açmadı bu. Açsın istedim. Sesini duyayım da istedim..

Şimdi yarına var randevu. Hadi bakalııımmm! 

Yarın Heredot mu gelecek, yoksa bir başkası mı?
Eğer Heredot gelirse nasıl davranmalıyım? 
Ya bu Heredot gibi heykel, sarışın, mavi gözlü, uzun boylu, aslan parçası çocuğu kaçırırsam? 
Tamam evet dangozun teki gibi davranıyor olabilir ama belki başka sebepleri vardır?
İyi düşünsek biraz? Zaten ben onun bir ilgisini çekeyim. Yüz vermeyeceğim. Valla bak. Kaçan kovalanır taktiği ile bir güzel yola getiririm.

Lütfen şans benden yana olsun. Lütfen bu Heredot iyi biri çıksın. Lütfen benden hoşlansın. Lütfen, lütfen..
Lütfen elektrik elektronik mühendisi olsun ama boş zamanlarında internet bayisinde çalışsın haha. İsteklere gel.

Ah be Heredot, ya gel, ya da git.

Onun dışında, bugün Arapça dersim vardı. Dün biraz da fotoğraf çekmiştim. Aşağıya salıyorum.







Edischar.

25 Ağustos 2019 Pazar

Güneşli Bir Gün


Merhaba,
Sonunda güneşli, şükür dolu bir gün daha. Edischar bugün yine çok neşeli ve şükür dolu. Şükür şükür.. Hayatımda olan nimetlerin hepsine şükrediyorum. Arıyorum tarıyorum, lütuflar karşısında şükürden başka bir şey bulamıyorum.

İnsanız ve bazen bir sorun olmasa bile modumuz düşük oluyor. Belki yediğimiz şeyler, belki bilinçaltımızda dolanan bizi tetikleyen şeyler. Çok da derine inemeyeceğim. Ama her nasılsa bu minnettar halime geri dönmeyi seviyorum.



Günler sonra yine hedeflerle başbaşayım. Olsun, kütüphane denen bir nimet var. Yararlanmak gerek. Geldim, İngilizce çalışacağım ve belki bir motivasyon filmi izlerim. Aslında "Five Feet Apart" filmini sıraya koymuştum lakin belki şuan için iyi bir fikir değil. Çünkü üzülmek ve ağlamak istemiyorum. Zaten Heredot beni yeterince yıprattı. Ay düşünün halimi, eğer ben bir aşk yaşasam ne hale gelirim kim bilir! Sağlığıma zarar yeminlen. (İngilizceyi şu bağlantıdan ilerletiyorum. Link )


Dün kütüphaneden kitap alma niyetindeyim. Elimdeki kitabı verip, yenisini istedim. Sen gel gör ki elimde gecikmiş kitap varmış. Hay anasını ya! Görevli "Kitap yanınızda mı hanımefendi? Gecikmiş." deyince afalladım. Bir utandım bir utandım. Sanki kitabı çaldım da yakalanmışım o derece. Halbuki çok düzenli olmamın yanısıra bu kitap benim kitapların arasına kaynamış, fark edememişim.
Hemen geldim geri getirdim. Onca üzerime yüklendiğim yük kitabı teslim eder etmez sırtımdan aktı gitti. Fiyuv..

Kitap alamayınca, evdeki Muhyiddin Şekur-Yazdan Kalan Son Gül kitabına başladım. Çok ilerleyemedim ama okunabilir. İlk defa bu yazarı okuyacağım. Yeni yazarlar, yeni tarzlar tanımak güzel.

Bugün belki bir hikaye paylaşabilirim ilerleyen saatlerde.
Yarın da ufak bir Mudanya gezisi planlıyorum, kısmet.

Herkese bol güneşli, şükür dolu, dipçik gibi bir gün dilerim.

Edischar.