2 Eylül 2019 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri - 1


Merhabaaaa ,
Bomba gibiyim bugün. İnternetim henüz bağlandı. Çok şükür!!!!

Taha Akkurt ile beraber beyin fırtınaları sonucu yeni bir etkinlik başlattık. Daha önce hiç yapılmamış ve samimi, sıcacık bir etkinlik. Oldukça da faydalı olacağını düşünüyoruz.
Açıklama için Taha'nın sayfasına ışınlanın.

"Ağaç Ev Sohbetleri"nin ilk sorusu ve konu hakkındaki fikirlerim işte aşağıda ! Hadi keyifli okumalar..

Televizyon izliyor musunuz? İzliyorsanız veya izlemiyorsanız sebebi nedir?

İlk olarak aklıma başka sorular takıldı. Önce onların cevaplarını arayacağım.
Televizyonu kim icat etti? İnternette biraz araştırınca Amerikalı mucit , Philo Taylor Farnsworth ismine rastladım. Emeği geçen 3 kişi daha çıkıyor arama sonuçlarında ama televizyonun mucidi kabul edilen kişi Amerikalı Philo. Patentini o almış. 1927 ve 1930 yılları arasında çalışmalar yoğunlaşmış bu yüzden televizyonun icadının net bir tarihi yok.


Ülkemizde ise 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ilk yayın denemelerine başlamış. Önceleri sadece Beyoğlu'nda deneme yayınlar izlenebiliyormuş. 31 Aralık 1968 tarihinde ise TRT resmi olarak televizyon yayınına ülkemizde başlamış. Bunun ile ilgili daha detaylı bir belgesel bırakıyorum.

Aslında çok uzun yıllar olmamış televizyon evlerimize gireli.
Demek o tarihlerden önce daha mı çok gazete, kitap, ansiklopedi okunuyordu? İnsanlar daha mı yararlı işlerle uğraşıyordu?  İlk televizyon yayınlarında da oldukça yararlı programlar yapılıyormuş. Keşke hep öyle kalsaydı. Boş beleş dizilerle dolmasaydı.

Benim ise televizyon ile ilişkim şu şekilde başladı.

5-6 yaşlarında falanım. Sabahın erken saatlerinde uyanırdım ve ayıcıklı sarı pijamalarımla hemen o kara kutunun önüne geçerdim. Tüplü. Düğmeye basınca rengarenk çizgi filmler çıkıyor ne de olsa. Winnie the Pooh, Bugs Bunny, Şirinler gibi çizgi filmler favorimdi. Tom ve Jerry de var. Önümüze ne konsa izliyoruz tabi.

Annem saat 11 gibi uyanırdı, o zamana kadar ben de abur cubur bir şeyler yerdim televizyon karşısında. Baya yoğun bir ilişkimiz vardı.(Kendi çocuğuma bunu yapmamayı düşünüyorum.)

Neyse daha sonra televizyon hep hayatımdaydı. Lise zamanlarında en çok "Adını Feriha Koydum", "Muhteşem Yüzyıl"(İğrenç bir dizi, kesinlikle böyle bir Osmanlı yok), "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizilerini izliyordum.Bunlar televizyonla son bağım olacaktı. Televizyon hiçbir zaman bu kadar hayatımın merkezinde olmayacaktı.

Üniversiteye geçince televizyon bir anda hayatımdan kayboldu. İzlemeye vaktim yoktu. Daha farklı şeyler ilgimi çekiyordu. Saatlerce başında oturamayacak kadar hayatı tanıyordum.

6 senedir hayatımda televizyon yok. Evime de televizyon almadım. Onun yerine kitap okuyorum, dergi okuyorum, el işi buluyorum. Ve boşluğunu hiç ama hiç hissetmiyorum.

Televizyonda güzel bir format olsa takip ederdim ama şuan öyle bir çekiciliği de yok.
Kaldı ki güzel yayınlar yapan yeni internet kanalları çıktı. Yabancı diziler var. Netflix, blutv türevi kanallar daha revaçta. Youtube var. Ya da beğendiğin bir diziyi sadece takip edebiliyorsun internetten. Bu şekilde de reklamlar ve özetler ile hayatından dakikaları götüremiyorlar.

Uzun lafın kısası ben televizyon izlemiyorum. İzlemeyi de düşünmüyorum hayatımın geri kalanında. Herkesin düşüncesine de saygı duyuyorum.. :)

Bu "Ağaç Ev Sohbetleri"nin ilkiydi.Kendi düşüncelerimi olduğu gibi serdim önünüze. Umarım keyifle okumuşsunuzdur. Bir sonraki hafta görüşmek üzere.

Umarım sizde sorunun cevabını, kendi fikirlerinizi sayfanızda yayınlarsınız. Önümüzdeki pazar günü yazıyı cevaplayan tüm arkadaşların linkini paylaşacağız Taha ile. :)

Sevgiler.
Edischar

51 yorum:

  1. Kronolojik sırada harika bir şekilde yazmışsın düşüncelerini. Yeniden hayırlı olsun inşallah daha bir sürü konuda geniş katılımlı sohbet edicez. Eline sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Bence de belki televizyon değil ama içeriği çok gereksiz yaşadığımız şu dönemde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerekli içerikler olana kadar izlemiyoruz :)

      Sil
  3. Ben de katıldım etkinliğe. İnşallah güzel bir etkinlik olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şevvalcim çok teşekkürler geliyorum hemen :)

      Sil
  4. Ben de şimdi yazıyorum birazdan sizlerleyim.

    YanıtlaSil
  5. Bence televizyon önümüzdeki 10-15 yıl içinde kaybolacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izleyen kesim hala fazla gibi ama görürüz o günleri belki

      Sil
  6. Genel olarak hepimizin düşünceleri aynı sanırım bu konuda.. Gereksiz içeriğe hepimiz karşıyız. Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. blog dünyası aynı düşünüyor gibi, sizin de yazınızı okumak isterim:)

      Sil
  7. Yaaa bu sohbetler çok güzel olacak gerçekten :) Ayrıca internetin hayırlı ve bol hızlı olsuuun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiinn biliyorsun bu internet bekleme sürecini sen de :D hadi sen de yaz bir iki bişey :)))

      Sil
  8. Konuya kısa bir tarihçeyle girmen güzel olmuş, yeni bir şeyler öğrenmiş oldum :) Söylediklerinin hemen hemen hepsine katılıyorum. Üstelik bazı deneyimlerine de :) Mesela çizgi film kısmı. Ben de çok izliyordum. Bir de şu ansiklopedi kısmı. Önceden annemlerin de ansiklopedileri varmış. Hatta insanlar kupon biriktiriyormuş onları almak için. Şimdi nerdee? Oysa elimizin altında bir sürü şey var. İnternet bile tek başına yeter. -Ama tabii kitapların önemi yadsınamaz :)- Ama her ne kadar ben de yeni neslin bir parçası olsam da -sanırım biraz eski kafalıyım ve bununla gurur duyuyorum:)- yeni neslin takındığı tavrı 'özenti' buluyorum. İnsanlar her gördüğüne kendini çabucak kaptırıyor. Sanırsın her yer podyum, herkes oyuncu model vs. Gerçekten de herkes oyuncu oldu artık gerçi. Neyse bu da başka bir konu ya. Diyeceğim o ki, özellikle de son yıllarda herkeste laf çok, icraat yok. Tavır çok daha doğrusu. Bunu da teknolojiyi yanlış kullanmaya bağlıyorum.
    Etkinliği de çok sevdim. Yazını da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler İlkay, artık herkes ünlü diyebiliriz, youtuberlar arttı , Instagram blogger ları arttı. Sadece özentilikle yapılıyor bunlar da diye düşünüyorum. Umarım teknolojiyi böyle faydalı etkinliklerde kullanırız eheh :)

      Sil
  9. Güzel etkinlik, katıldım bile:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasın ! Çok mutlu oldum sizi gördüğüme :)

      Sil
  10. Etkinliği çok sevdim ben de varım!
    Hakkini vererek takip edemezsem de katılmayı istiyorum konumuza dönecek olursak sana bir çok konuda hak veriyorum televizyon bana hep dayatma gibi gelmiştir seçenekler hep kısıtlı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne program yapılırsa o izleniyor cidden dayatılıyor. Çok mutlu olurum sizi etkinlikte göreceğim için :)

      Sil
  11. Ben de blog sayfamda paylaştım. Çok güzel bir etkinlik olmuş!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://konumuzkitap.blogspot.com/2019/09/agac-ev-sohbetleri-1.html

      Sil
    2. İrem can <3 teşekkür ederiz, hep beraber yürütürüz insAllah, geliyorum sayfana şimdi:)

      Sil
  12. Televizyonsuz ev fikri süper. Güzel etkinlik elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  13. çok güzel bir etkinlik olmuş,tv konusu da 10 numara :)
    tv'siz yaşam en güzeli aslında siz en doğrusunu yapmışsınız..sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiiz, sizi de beklerim Ağaç Ev'e. Sevgiler

      Sil
  14. ben de katıldım etkinliğe biraz önce paylaştım :)
    harika bir fikir. daha samimi blog dünyamız olsun ;)

    YanıtlaSil
  15. Güzel bir proje olmuş, bana daha önceleri her pazar düzenlediğim pazar 6'lısını hatırlattı :)) Müsait oldukça ben de ağaç evdeyim! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz, umarım bol bol vaktin olur ağaç ev için :)

      Sil
  16. okdugum kacıncı yazı ama kımse tv ızlemıyor bende dahıl o zaman bu adamlar parayı nerden kazanıyor :D

    YanıtlaSil
  17. net bağlanmasına sevindim oleeeey oh :) ay ne güzeldi o çizgi filmler de miii. tv izlememek akıllıca bencesi dee :) yazcam ben da bu aşkam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çizgi filmler güzeldi deep ya , sonunda bağlandı evettt. Okumaya gelcem :)

      Sil
  18. Etkinlikle, sohbetler. Cıvıl cıvıl burası :)Okumaktan zevk aldım, fikir de şahane :)
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her zaman seni de aramızda görmek isteriz Ezgi :)

      Sil
  19. ne güzelmiş bu etkinlik, yazarım ben de ;))

    YanıtlaSil
  20. Etkinlik fikri çok güzel gerçekten, ben de konuyla ilgili görüşlerimi yazdım bugün yarın yayımlarım blogumda... Görüşlerinin çoğuna katılıyorum, trt arşivinden eski sokak röportajlarını izliyorum da, eskiden insanlar ne güzel konuşuyorlarmış, kendilerini ne kadar güzel ifade ediyorlarmış.. Kullandıkları kelimeleri duyunca çok şaşırıyorum... Şimdi sokakta üniversite öğrencilerini çeksen konuşsan böyle güzel cümleler kuramazlar, bazıları var ki iki lafı bir araya getiremiyor. Velhasıl keşke televizyon izledikleri vaktin yarısı kadar kitap okusa, araştırsa, merak etse insanımız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski sokak röportajları iyi fikirmiş, bulursam bakacağım :) Keşke hayat boyu eğitime önem verilse...

      Sil
  21. Bu aralar katılım göstermem mümkün değil ama fikri çok sevdim belki ilerleyen haftalarda :) Bana da beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Sibella takibe aldım bile, Ağaç Evde seni görmek çok hoşuma gider :)

      Sil
  22. Bugün ben de katıldım sizlerden göre göre :) Çok hoş bir etkinlik ve bir o kadar hoş bir isim, teşekkür ederiz ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katıldığınız için ben teşekkür ederim, okuyup, yorumladım bile :)

      Sil
  23. Güzel bir köşe olmuş. İnşallah yapacağım:)

    YanıtlaSil
  24. Nickelodeon diye bir kanal var, onun Türkiye şubesinde televizyonu bulan kişinin bir çocuk olduğunu anlattığı kısa bir animasyonu vardı. Ama ismini hatırlayamadım şu an, bahsettiğin kişi olabilir belki.

    Ayrıca Taha ile birlikte bu fikri bulmanıza çok sevindim. Ben de benim yazıyı kısa sürede hazırlayacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belle, yazını okumayı çok isterim, bekliyorum :)

      Sil
  25. İtiraf etmem gerekirse ben de Winnie the Pooh ve Bugs Bunny hayranlarındanım. Hatta şu an olsa şu an bile izlerim sanırım. Fakat o dönemlerdeki çizgi filmlerin kalitesi ile günümüz çizgi filmlerinin kalitesi de farklı. Ya da eskiler bize güzel geldiği için böyle düşünüyor da olabilirim. Mesela bir Pepee, Bugs Bunny kadar çekici gelmiyor bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yeni çizgi filmler sıkıcı ve ilgi çekici değil, oturup saatlerce izlenmiyor :)

      Sil

Bir Fincan Çay

Eviiimmmm. Evim evim canım ponçik evim. Oh be insanın evi gibisi yok. Dün nihayetinde Bursa'ya döndüm. Gelir gelmez misafir ağırladı...